İçeriğe geç

Kutsal metinler / Zeharya

Zeharya 9זכריה ט

17 ayet, tamamı Türkçe. İbranice bir kelimeye dokunarak gematria değerini görebilirsiniz.

1
מַשָּׂ֤א דְבַר־יְהֹוָה֙ בְּאֶ֣רֶץ חַדְרָ֔ךְ וְדַמֶּ֖שֶׂק מְנֻחָת֑וֹ כִּ֤י לַֽיהֹוָה֙ עֵ֣ין אָדָ֔ם וְכֹ֖ל שִׁבְטֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Bildiri: Hashem'in sözü Hadrah ülkesine karşıdır, Dameşek onun durağıdır; çünkü insanın ve İsrail'in bütün kabilelerinin gözü Hashem'e yöneliktir;
2
וְגַם־חֲמָ֖ת תִּגְבָּל־בָּ֑הּ צֹ֣ר וְצִיד֔וֹן כִּ֥י חָֽכְמָ֖ה מְאֹֽד׃
onunla sınırdaş olan Hamat'a da, çok bilge olan Tsor'a ve Tsidon'a da.
3
וַתִּ֥בֶן צֹ֛ר מָצ֖וֹר לָ֑הּ וַתִּצְבָּר־כֶּ֙סֶף֙ כֶּֽעָפָ֔ר וְחָר֖וּץ כְּטִ֥יט חוּצֽוֹת׃
Tsor kendine bir kale yaptı, gümüşü toz gibi, altını sokak çamuru gibi yığdı.
4
הִנֵּ֤ה אֲדֹנָי֙ יֽוֹרִשֶׁ֔נָּה וְהִכָּ֥ה בַיָּ֖ם חֵילָ֑הּ וְהִ֖יא בָּאֵ֥שׁ תֵּאָכֵֽל׃
İşte Efendim onu mülksüzleştirecek, gücünü denize vuracak; kendisi de ateşle yiyip bitirilecek.
5
תֵּרֶ֨א אַשְׁקְל֜וֹן וְתִירָ֗א וְעַזָּה֙ וְתָחִ֣יל מְאֹ֔ד וְעֶקְר֖וֹן כִּֽי־הֹבִ֣ישׁ מֶבָּטָ֑הּ וְאָ֤בַד מֶ֙לֶךְ֙ מֵֽעַזָּ֔ה וְאַשְׁקְל֖וֹן לֹ֥א תֵשֵֽׁב׃
Aşkelon görüp korkacak, Aza da görüp çok kıvranacak, Ekron da; çünkü umudu utanca döndü; Aza'dan kral yok olacak, Aşkelon'da oturulmayacak.
6
וְיָשַׁ֥ב מַמְזֵ֖ר בְּאַשְׁדּ֑וֹד וְהִכְרַתִּ֖י גְּא֥וֹן פְּלִשְׁתִּֽים׃
Aşdod'da bir piç oturacak; Peliştilerin gururunu yok edeceğim.
7
וַהֲסִרֹתִ֨י דָמָ֜יו מִפִּ֗יו וְשִׁקֻּצָיו֙ מִבֵּ֣ין שִׁנָּ֔יו וְנִשְׁאַ֥ר גַּם־ה֖וּא לֵֽאלֹהֵ֑ינוּ וְהָיָה֙ כְּאַלֻּ֣ף בִּֽיהוּדָ֔ה וְעֶקְר֖וֹן כִּיבוּסִֽי׃
Kanını ağzından, iğrenç şeylerini dişlerinin arasından kaldıracağım; o da Elokim'imiz için geri kalan olacak; Yehuda'da bir boy beyi gibi olacak, Ekron da Yevuslu gibi.
8
וְחָנִ֨יתִי לְבֵיתִ֤י מִצָּבָה֙ מֵעֹבֵ֣ר וּמִשָּׁ֔ב וְלֹֽא־יַעֲבֹ֧ר עֲלֵיהֶ֛ם ע֖וֹד נֹגֵ֑שׂ כִּ֥י עַתָּ֖ה רָאִ֥יתִי בְעֵינָֽי׃
Gelip giden ordulara karşı evimin çevresinde nöbetçi olarak konaklayacağım; artık hiçbir zalim onların üzerinden geçmeyecek; çünkü şimdi kendi gözlerimle gördüm.
9
גִּילִ֨י מְאֹ֜ד בַּת־צִיּ֗וֹן הָרִ֙יעִי֙ בַּ֣ת יְרוּשָׁלַ֔͏ִם הִנֵּ֤ה מַלְכֵּךְ֙ יָ֣בוֹא לָ֔ךְ צַדִּ֥יק וְנוֹשָׁ֖ע ה֑וּא עָנִי֙ וְרֹכֵ֣ב עַל־חֲמ֔וֹר וְעַל־עַ֖יִר בֶּן־אֲתֹנֽוֹת׃
Ey Tsiyon kızı, çok sevin! Ey Yerushalayim kızı, haykır! İşte kralın sana geliyor; doğru ve kurtarılmış (muzaffer), alçakgönüllü, bir eşeğe, dişi eşek yavrusu bir sıpaya binmiş olarak.
10
וְהִכְרַתִּי־רֶ֣כֶב מֵאֶפְרַ֗יִם וְסוּס֙ מִיר֣וּשָׁלַ֔͏ִם וְנִכְרְתָה֙ קֶ֣שֶׁת מִלְחָמָ֔ה וְדִבֶּ֥ר שָׁל֖וֹם לַגּוֹיִ֑ם וּמָשְׁלוֹ֙ מִיָּ֣ם עַד־יָ֔ם וּמִנָּהָ֖ר עַד־אַפְסֵי־אָֽרֶץ׃
Efrayim'den savaş arabasını, Yerushalayim'den atı yok edeceğim; savaş yayı kırılacak; uluslara esenlik bildirecek; egemenliği denizden denize, Irmak'tan yeryüzünün uçlarına dek olacak.
11
גַּם־אַ֣תְּ בְּדַם־בְּרִיתֵ֗ךְ שִׁלַּ֤חְתִּי אֲסִירַ֙יִךְ֙ מִבּ֔וֹר אֵ֥ין מַ֖יִם בּֽוֹ׃
Sen de antlaşmanın kanı uğruna tutsaklarını içinde su olmayan çukurdan saldım.
12
שׁ֚וּבוּ לְבִצָּר֔וֹן אֲסִירֵ֖י הַתִּקְוָ֑ה גַּם־הַיּ֕וֹם מַגִּ֥יד מִשְׁנֶ֖ה אָשִׁ֥יב לָֽךְ׃
Ey umut tutsakları, kaleye dönün; bugün bile bildiriyorum: Sana iki katını geri vereceğim.
13
כִּֽי־דָרַ֨כְתִּי לִ֜י יְהוּדָ֗ה קֶ֚שֶׁת מִלֵּ֣אתִי אֶפְרַ֔יִם וְעוֹרַרְתִּ֤י בָנַ֙יִךְ֙ צִיּ֔וֹן עַל־בָּנַ֖יִךְ יָוָ֑ן וְשַׂמְתִּ֖יךְ כְּחֶ֥רֶב גִּבּֽוֹר׃
Çünkü Yehuda'yı kendime yay olarak gerdim, Efrayim'i ok olarak koydum; ey Tsiyon, oğullarını Yavan oğullarına karşı uyandıracağım, seni yiğidin kılıcı gibi yapacağım.
14
וַֽיהֹוָה֙ עֲלֵיהֶ֣ם יֵֽרָאֶ֔ה וְיָצָ֥א כַבָּרָ֖ק חִצּ֑וֹ וַֽאדֹנָ֤י יֱהֹוִה֙ בַּשּׁוֹפָ֣ר יִתְקָ֔ע וְהָלַ֖ךְ בְּסַעֲר֥וֹת תֵּימָֽן׃
Hashem onların üzerinde görünecek, oku şimşek gibi çıkacak; Efendim Hashem şofar çalacak, güney kasırgalarıyla ilerleyecek.
15
יְהֹוָ֣ה צְבָאוֹת֮ יָגֵ֣ן עֲלֵיהֶם֒ וְאָכְל֗וּ וְכָֽבְשׁוּ֙ אַבְנֵי־קֶ֔לַע וְשָׁת֥וּ הָמ֖וּ כְּמוֹ־יָ֑יִן וּמָֽלְאוּ֙ כַּמִּזְרָ֔ק כְּזָוִיּ֖וֹת מִזְבֵּֽחַ׃
Hashem Tseva'ot onları koruyacak; (düşmanı) yiyip sapan taşlarını çiğneyecekler; şarap içmiş gibi coşkuyla gürleyecek, kâse gibi, mizbeahın köşeleri gibi dolacaklar.
16
וְֽהוֹשִׁיעָ֞ם יְהֹוָ֧ה אֱלֹהֵיהֶ֛ם בַּיּ֥וֹם הַה֖וּא כְּצֹ֣אן עַמּ֑וֹ כִּ֚י אַבְנֵי־נֵ֔זֶר מִֽתְנוֹסְס֖וֹת עַל־אַדְמָתֽוֹ׃
O gün Elokim'leri Hashem onları halkının sürüsü gibi kurtaracak; çünkü onlar O'nun toprağı üzerinde parıldayan taç taşları gibidir.
17
כִּ֥י מַה־טּוּב֖וֹ וּמַה־יָּפְי֑וֹ דָּגָן֙ בַּחוּרִ֔ים וְתִיר֖וֹשׁ יְנוֹבֵ֥ב בְּתֻלֽוֹת׃
Çünkü onun iyiliği ne büyük, güzelliği ne büyük! Buğday gençleri, yeni şarap genç kızları gürbüzleştirecek.

‹ Önceki bölüm Sonraki bölüm ›