Amos 7עמוס ז
17 ayet, tamamı Türkçe. İbranice bir kelimeye dokunarak gematria değerini görebilirsiniz.
1
כֹּ֤ה הִרְאַ֙נִי֙ אֲדֹנָ֣י יֱהֹוִ֔ה וְהִנֵּה֙ יוֹצֵ֣ר גֹּבַ֔י בִּתְחִלַּ֖ת עֲל֣וֹת הַלָּ֑קֶשׁ וְהִ֨נֵּה־לֶ֔קֶשׁ אַחַ֖ר גִּזֵּ֥י הַמֶּֽלֶךְ׃
Efendim Hashem bana şunu gösterdi: İşte ikinci ot bitmeye başladığında O çekirgeler yaratıyordu; işte bu, kralın biçiminden sonraki ikinci ottu.
2
וְהָיָ֗ה אִם־כִּלָּה֙ לֶֽאֱכוֹל֙ אֶת־עֵ֣שֶׂב הָאָ֔רֶץ וָֽאֹמַ֗ר אֲדֹנָ֤י יֱהֹוִה֙ סְֽלַֽח־נָ֔א מִ֥י יָק֖וּם יַעֲקֹ֑ב כִּ֥י קָטֹ֖ן הֽוּא׃
Çekirgeler ülkenin otunu yiyip bitirdiğinde dedim: "Efendim Hashem, lütfen bağışla! Yaakov nasıl ayakta kalabilir? Çünkü o küçüktür."
3
נִחַ֥ם יְהֹוָ֖ה עַל־זֹ֑את לֹ֥א תִֽהְיֶ֖ה אָמַ֥ר יְהֹוָֽה׃
Hashem bundan vazgeçti. "Bu olmayacak" dedi Hashem.
4
כֹּ֤ה הִרְאַ֙נִי֙ אֲדֹנָ֣י יֱהֹוִ֔ה וְהִנֵּ֥ה קֹרֵ֛א לָרִ֥ב בָּאֵ֖שׁ אֲדֹנָ֣י יֱהֹוִ֑ה וַתֹּ֙אכַל֙ אֶת־תְּה֣וֹם רַבָּ֔ה וְאָכְלָ֖ה אֶת־הַחֵֽלֶק׃
Efendim Hashem bana şunu gösterdi: İşte Efendim Hashem ateşle yargılamak için çağırıyordu; ateş büyük enginleri yiyip bitirdi, toprağı da yiyip bitirecekti.
5
וָאֹמַ֗ר אֲדֹנָ֤י יֱהֹוִה֙ חֲדַל־נָ֔א מִ֥י יָק֖וּם יַעֲקֹ֑ב כִּ֥י קָטֹ֖ן הֽוּא׃
Dedim: "Efendim Hashem, lütfen dur! Yaakov nasıl ayakta kalabilir? Çünkü o küçüktür."
6
נִחַ֥ם יְהֹוָ֖ה עַל־זֹ֑את גַּם־הִיא֙ לֹ֣א תִֽהְיֶ֔ה אָמַ֖ר אֲדֹנָ֥י יֱהֹוִֽה׃
Hashem bundan vazgeçti. "Bu da olmayacak" dedi Efendim Hashem.
7
כֹּ֣ה הִרְאַ֔נִי וְהִנֵּ֧ה אֲדֹנָ֛י נִצָּ֖ב עַל־חוֹמַ֣ת אֲנָ֑ךְ וּבְיָד֖וֹ אֲנָֽךְ׃
Bana şunu gösterdi: İşte Efendim çekül ile yapılmış bir duvarın üzerinde duruyordu, elinde bir çekül vardı.
8
וַיֹּ֨אמֶר יְהֹוָ֜ה אֵלַ֗י מָֽה־אַתָּ֤ה רֹאֶה֙ עָמ֔וֹס וָאֹמַ֖ר אֲנָ֑ךְ וַיֹּ֣אמֶר אֲדֹנָ֗י הִנְנִ֨י שָׂ֤ם אֲנָךְ֙ בְּקֶ֙רֶב֙ עַמִּ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לֹא־אוֹסִ֥יף ע֖וֹד עֲב֥וֹר לֽוֹ׃
Hashem bana dedi: "Ne görüyorsun, Amos?" Dedim: "Bir çekül." Efendim dedi: "İşte halkım İsrail'in ortasına bir çekül koyuyorum; artık onu bağışlamayacağım.
9
וְנָשַׁ֙מּוּ֙ בָּמ֣וֹת יִשְׂחָ֔ק וּמִקְדְּשֵׁ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל יֶחֱרָ֑בוּ וְקַמְתִּ֛י עַל־בֵּ֥ית יָרָבְעָ֖ם בֶּחָֽרֶב׃
Yitshak'ın yüksek yerleri ıssız kalacak, İsrail'in kutsal yerleri yıkılacak; Yorovam'ın evine karşı kılıçla kalkacağım."
10
וַיִּשְׁלַ֗ח אֲמַצְיָה֙ כֹּהֵ֣ן בֵּֽית־אֵ֔ל אֶל־יָרָבְעָ֥ם מֶלֶךְ־יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר קָשַׁ֨ר עָלֶ֜יךָ עָמ֗וֹס בְּקֶ֙רֶב֙ בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל לֹא־תוּכַ֣ל הָאָ֔רֶץ לְהָכִ֖יל אֶת־כָּל־דְּבָרָֽיו׃
Beyt El koheni Amatsya, İsrail kralı Yorovam'a haber gönderip dedi: "Amos İsrail evinin ortasında sana karşı düzen kuruyor; ülke onun bütün sözlerine dayanamaz.
11
כִּי־כֹה֙ אָמַ֣ר עָמ֔וֹס בַּחֶ֖רֶב יָמ֣וּת יָרָבְעָ֑ם וְיִ֨שְׂרָאֵ֔ל גָּלֹ֥ה יִגְלֶ֖ה מֵעַ֥ל אַדְמָתֽוֹ׃
Çünkü Amos şöyle diyor: 'Yorovam kılıçla ölecek, İsrail de kesinlikle toprağından sürgün edilecek.'"
12
וַיֹּ֤אמֶר אֲמַצְיָה֙ אֶל־עָמ֔וֹס חֹזֶ֕ה לֵ֥ךְ בְּרַח־לְךָ֖ אֶל־אֶ֣רֶץ יְהוּדָ֑ה וֶאֱכָל־שָׁ֣ם לֶ֔חֶם וְשָׁ֖ם תִּנָּבֵֽא׃
Amatsya Amos'a dedi: "Ey görücü, git, Yehuda ülkesine kaç; ekmeğini orada ye, peygamberliğini orada yap.
13
וּבֵֽית־אֵ֔ל לֹא־תוֹסִ֥יף ע֖וֹד לְהִנָּבֵ֑א כִּ֤י מִקְדַּשׁ־מֶ֙לֶךְ֙ ה֔וּא וּבֵ֥ית מַמְלָכָ֖ה הֽוּא׃
Ama Beyt El'de artık peygamberlik etme; çünkü burası kralın kutsal yeri ve krallığın evidir."
14
וַיַּ֤עַן עָמוֹס֙ וַיֹּ֣אמֶר אֶל־אֲמַצְיָ֔ה לֹא־נָבִ֣יא אָנֹ֔כִי וְלֹ֥א בֶן־נָבִ֖יא אָנֹ֑כִי כִּי־בוֹקֵ֥ר אָנֹ֖כִי וּבוֹלֵ֥ס שִׁקְמִֽים׃
Amos Amatsya'ya yanıt verip dedi: "Ben peygamber değilim, peygamber oğlu da değilim; ben bir çobanım, yabani incir toplayıcısıyım.
15
וַיִּקָּחֵ֣נִי יְהֹוָ֔ה מֵאַחֲרֵ֖י הַצֹּ֑אן וַיֹּ֤אמֶר אֵלַי֙ יְהֹוָ֔ה לֵ֥ךְ הִנָּבֵ֖א אֶל־עַמִּ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Hashem beni sürünün ardından aldı; Hashem bana 'Git, halkım İsrail'e peygamberlik et' dedi.
16
וְעַתָּ֖ה שְׁמַ֣ע דְּבַר־יְהֹוָ֑ה אַתָּ֣ה אֹמֵ֗ר לֹ֤א תִנָּבֵא֙ עַל־יִשְׂרָאֵ֔ל וְלֹ֥א תַטִּ֖יף עַל־בֵּ֥ית יִשְׂחָֽק׃
Şimdi Hashem'in sözünü dinle: Sen 'İsrail'e karşı peygamberlik etme, Yitshak'ın evine karşı vaaz verme' diyorsun.
17
לָכֵ֞ן כֹּה־אָמַ֣ר יְהֹוָ֗ה אִשְׁתְּךָ֞ בָּעִ֤יר תִּזְנֶה֙ וּבָנֶ֤יךָ וּבְנֹתֶ֙יךָ֙ בַּחֶ֣רֶב יִפֹּ֔לוּ וְאַדְמָתְךָ֖ בַּחֶ֣בֶל תְּחֻלָּ֑ק וְאַתָּ֗ה עַל־אֲדָמָ֤ה טְמֵאָה֙ תָּמ֔וּת וְיִ֨שְׂרָאֵ֔ל גָּלֹ֥ה יִגְלֶ֖ה מֵעַ֥ל אַדְמָתֽוֹ׃
Bu yüzden Hashem şöyle diyor: 'Karın kentte fahişelik edecek, oğulların ve kızların kılıçla düşecek, toprağın iple ölçülüp paylaştırılacak; sen kirli bir toprakta öleceksin; İsrail de kesinlikle toprağından sürgün edilecek.'"