İçeriğe geç

Kutsal metinler / Zeharya

Zeharya 2זכריה ב

17 ayet, tamamı Türkçe. İbranice bir kelimeye dokunarak gematria değerini görebilirsiniz.

1
וָאֶשָּׂ֥א אֶת־עֵינַ֖י וָאֵ֑רֶא וְהִנֵּ֖ה אַרְבַּ֥ע קְרָנֽוֹת׃
Gözlerimi kaldırıp baktım, işte dört boynuz.
2
וָאֹמַ֗ר אֶל־הַמַּלְאָ֛ךְ הַדֹּבֵ֥ר בִּ֖י מָה־אֵ֑לֶּה וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֔י אֵ֤לֶּה הַקְּרָנוֹת֙ אֲשֶׁ֣ר זֵר֣וּ אֶת־יְהוּדָ֔ה אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל וִירוּשָׁלָֽ͏ִם׃
Benimle konuşan meleğe dedim: "Bunlar ne?" Bana dedi: "Bunlar Yehuda'yı, İsrail'i ve Yerushalayim'i dağıtan boynuzlardır."
3
וַיַּרְאֵ֣נִי יְהֹוָ֔ה אַרְבָּעָ֖ה חָרָשִֽׁים׃
Hashem bana dört zanaatkâr gösterdi.
4
וָאֹמַ֕ר מָ֛ה אֵ֥לֶּה בָאִ֖ים לַֽעֲשׂ֑וֹת וַיֹּ֣אמֶר לֵאמֹ֗ר אֵ֣לֶּה הַקְּרָנ֞וֹת אֲשֶׁר־זֵר֣וּ אֶת־יְהוּדָ֗ה כְּפִי־אִישׁ֙ לֹא־נָשָׂ֣א רֹאשׁ֔וֹ וַיָּבֹ֤אוּ אֵ֙לֶּה֙ לְהַחֲרִ֣יד אֹתָ֔ם לְיַדּ֞וֹת אֶת־קַרְנ֣וֹת הַגּוֹיִ֗ם הַנֹּשְׂאִ֥ים קֶ֛רֶן אֶל־אֶ֥רֶץ יְהוּדָ֖ה לְזָרוֹתָֽהּ׃
Dedim: "Bunlar ne yapmaya geliyor?" Dedi: "Bunlar Yehuda'yı öyle dağıtan boynuzlardır ki kimse başını kaldıramadı; bunlar ise onları korkutmak, Yehuda ülkesini dağıtmak için ona karşı boynuz kaldıran ulusların boynuzlarını yere atmak için geldiler."
5
וָאֶשָּׂ֥א עֵינַ֛י וָאֵ֖רֶא וְהִנֵּה־אִ֑ישׁ וּבְיָד֖וֹ חֶ֥בֶל מִדָּֽה׃
Gözlerimi kaldırıp baktım, işte elinde ölçü ipi olan bir adam.
6
וָאֹמַ֕ר אָ֖נָה אַתָּ֣ה הֹלֵ֑ךְ וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֗י לָמֹד֙ אֶת־יְר֣וּשָׁלַ֔͏ִם לִרְא֥וֹת כַּמָּֽה־רָחְבָּ֖הּ וְכַמָּ֥ה אָרְכָּֽהּ׃
Dedim: "Nereye gidiyorsun?" Bana dedi: "Yerushalayim'i ölçmeye, genişliğinin ve uzunluğunun ne olduğunu görmeye."
7
וְהִנֵּ֗ה הַמַּלְאָ֛ךְ הַדֹּבֵ֥ר בִּ֖י יֹצֵ֑א וּמַלְאָ֣ךְ אַחֵ֔ר יֹצֵ֖א לִקְרָאתֽוֹ׃
İşte benimle konuşan melek çıktı, başka bir melek de onu karşılamaya çıktı.
8
וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֔ו רֻ֗ץ דַּבֵּ֛ר אֶל־הַנַּ֥עַר הַלָּ֖ז לֵאמֹ֑ר פְּרָזוֹת֙ תֵּשֵׁ֣ב יְרוּשָׁלַ֔͏ִם מֵרֹ֥ב אָדָ֛ם וּבְהֵמָ֖ה בְּתוֹכָֽהּ׃
Ona dedi: "Koş, şu gence söyle: Yerushalayim, ortasındaki insan ve hayvan çokluğundan dolayı surlarsız köyler gibi oturulacak.
9
וַאֲנִ֤י אֶֽהְיֶה־לָּהּ֙ נְאֻם־יְהֹוָ֔ה ח֥וֹמַת אֵ֖שׁ סָבִ֑יב וּלְכָב֖וֹד אֶהְיֶ֥ה בְתוֹכָֽהּ׃
Ben de, diyor Hashem, onun çevresinde ateşten bir sur olacağım, ortasında yücelik olacağım.
10
ה֣וֹי ה֗וֹי וְנֻ֛סוּ מֵאֶ֥רֶץ צָפ֖וֹן נְאֻם־יְהֹוָ֑ה כִּ֠י כְּאַרְבַּ֞ע רוּח֧וֹת הַשָּׁמַ֛יִם פֵּרַ֥שְׂתִּי אֶתְכֶ֖ם נְאֻם־יְהֹוָֽה׃
Hey, hey! Kuzey ülkesinden kaçın, diyor Hashem; çünkü sizi göğün dört rüzgârı gibi dağıttım, diyor Hashem.
11
ה֥וֹי צִיּ֖וֹן הִמָּלְטִ֑י יוֹשֶׁ֖בֶת בַּת־בָּבֶֽל׃
Hey, Tsiyon! Bavel kızıyla oturan, kurtul!
12
כִּ֣י כֹ֣ה אָמַר֮ יְהֹוָ֣ה צְבָאוֹת֒ אַחַ֣ר כָּב֔וֹד שְׁלָחַ֕נִי אֶל־הַגּוֹיִ֖ם הַשֹּׁלְלִ֣ים אֶתְכֶ֑ם כִּ֚י הַנֹּגֵ֣עַ בָּכֶ֔ם נֹגֵ֖עַ בְּבָבַ֥ת עֵינֽוֹ׃
Çünkü Hashem Tseva'ot şöyle diyor: Yüceliğin ardından beni sizi yağmalayan uluslara gönderdi; çünkü size dokunan, O'nun göz bebeğine dokunur.
13
כִּ֠י הִנְנִ֨י מֵנִ֤יף אֶת־יָדִי֙ עֲלֵיהֶ֔ם וְהָי֥וּ שָׁלָ֖ל לְעַבְדֵיהֶ֑ם וִֽידַעְתֶּ֕ם כִּֽי־יְהֹוָ֥ה צְבָא֖וֹת שְׁלָחָֽנִי׃
Çünkü işte elimi onlara karşı sallayacağım, kendi kölelerine yağma olacaklar; Hashem Tseva'ot'un beni gönderdiğini bileceksiniz.
14
רָנִּ֥י וְשִׂמְחִ֖י בַּת־צִיּ֑וֹן כִּ֧י הִנְנִי־בָ֛א וְשָׁכַנְתִּ֥י בְתוֹכֵ֖ךְ נְאֻם־יְהֹוָֽה׃
Ey Tsiyon kızı, sevinçle haykır ve sevin; çünkü işte geliyorum, senin ortanda oturacağım, diyor Hashem.
15
וְנִלְווּ֩ גוֹיִ֨ם רַבִּ֤ים אֶל־יְהֹוָה֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא וְהָ֥יוּ לִ֖י לְעָ֑ם וְשָׁכַנְתִּ֣י בְתוֹכֵ֔ךְ וְיָדַ֕עַתְּ כִּי־יְהֹוָ֥ה צְבָא֖וֹת שְׁלָחַ֥נִי אֵלָֽיִךְ׃
O gün birçok ulus Hashem'e katılacak, Benim halkım olacaklar; Ben senin ortanda oturacağım; Hashem Tseva'ot'un beni sana gönderdiğini bileceksin.
16
וְנָחַ֨ל יְהֹוָ֤ה אֶת־יְהוּדָה֙ חֶלְק֔וֹ עַ֖ל אַדְמַ֣ת הַקֹּ֑דֶשׁ וּבָחַ֥ר ע֖וֹד בִּירוּשָׁלָֽ͏ִם׃
Hashem kutsal topraklarda Yehuda'yı payı olarak miras alacak, yine Yerushalayim'i seçecek.
17
הַ֥ס כָּל־בָּשָׂ֖ר מִפְּנֵ֣י יְהֹוָ֑ה כִּ֥י נֵע֖וֹר מִמְּע֥וֹן קָדְשֽׁוֹ׃
Ey bütün insanlar, Hashem'in önünde susun; çünkü O kutsal konutundan uyandı."

‹ Önceki bölüm Sonraki bölüm ›