Şofetim 2שופטים ב
23 ayet, tamamı Türkçe. İbranice bir kelimeye dokunarak gematria değerini görebilirsiniz.
1
וַיַּ֧עַל מַלְאַךְ־יְהֹוָ֛ה מִן־הַגִּלְגָּ֖ל אֶל־הַבֹּכִ֑יםוַיֹּ֩אמֶר֩ אַעֲלֶ֨ה אֶתְכֶ֜ם מִמִּצְרַ֗יִם וָאָבִ֤יא אֶתְכֶם֙ אֶל־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֤ר נִשְׁבַּ֙עְתִּי֙ לַאֲבֹ֣תֵיכֶ֔ם וָאֹמַ֕ר לֹֽא־אָפֵ֧ר בְּרִיתִ֛י אִתְּכֶ֖ם לְעוֹלָֽם׃
Hashem'in meleği (Raşi: peygamber Pinhas) Gilgal'den Bohim'e çıkıp şöyle dedi: "Sizi Mitsrayim'den çıkardım ve atalarınıza ant içtiğim ülkeye getirdim; 'Sizinle antlaşmamı sonsuza dek bozmayacağım' dedim;
2
וְאַתֶּ֗ם לֹֽא־תִכְרְת֤וּ בְרִית֙ לְיֽוֹשְׁבֵי֙ הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֔את מִזְבְּחוֹתֵיהֶ֖ם תִּתֹּצ֑וּן וְלֹא־שְׁמַעְתֶּ֥ם בְּקוֹלִ֖י מַה־זֹּ֥את עֲשִׂיתֶֽם׃
'Siz de bu ülkede oturanlarla antlaşma yapmayacaksınız; onların mizbeahlarını yıkacaksınız' dedim. Ama sesimi dinlemediniz. Bunu neden yaptınız?
3
וְגַ֣ם אָמַ֔רְתִּי לֹא־אֲגָרֵ֥שׁ אוֹתָ֖ם מִפְּנֵיכֶ֑ם וְהָי֤וּ לָכֶם֙ לְצִדִּ֔ים וֵאלֹ֣הֵיהֶ֔ם יִהְי֥וּ לָכֶ֖ם לְמוֹקֵֽשׁ׃
Bu yüzden şunu da dedim: 'Onları önünüzden kovmayacağım; böğürlerinizde (diken) olacaklar ve ilahları size tuzak olacak.'"
4
וַיְהִ֗י כְּדַבֵּ֞ר מַלְאַ֤ךְ יְהֹוָה֙ אֶת־הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה אֶֽל־כָּל־בְּנֵ֖י יִשְׂרָאֵ֑ל וַיִּשְׂא֥וּ הָעָ֛ם אֶת־קוֹלָ֖ם וַיִּבְכּֽוּ׃
Hashem'in meleği bu sözleri bütün İsrail oğullarına söyleyince halk sesini yükseltip ağladı.
5
וַֽיִּקְרְא֛וּ שֵֽׁם־הַמָּק֥וֹם הַה֖וּא בֹּכִ֑ים וַיִּזְבְּחוּ־שָׁ֖ם לַיהֹוָֽה׃
O yere Bohim (ağlayanlar) adını verdiler ve orada Hashem'e kurban sundular.
6
וַיְשַׁלַּ֥ח יְהוֹשֻׁ֖עַ אֶת־הָעָ֑ם וַיֵּלְכ֧וּ בְנֵי־יִשְׂרָאֵ֛ל אִ֥ישׁ לְנַחֲלָת֖וֹ לָרֶ֥שֶׁת אֶת־הָאָֽרֶץ׃
Yehoşua halkı gönderdiğinde, İsrail oğulları ülkeyi miras almak için herkes kendi mirasına gitti.
7
וַיַּעַבְד֤וּ הָעָם֙ אֶת־יְהֹוָ֔ה כֹּ֖ל יְמֵ֣י יְהוֹשֻׁ֑עַ וְכֹ֣ל ׀ יְמֵ֣י הַזְּקֵנִ֗ים אֲשֶׁ֨ר הֶאֱרִ֤יכוּ יָמִים֙ אַחֲרֵ֣י יְהוֹשׁ֔וּעַ אֲשֶׁ֣ר רָא֗וּ אֵ֣ת כָּל־מַעֲשֵׂ֤ה יְהֹוָה֙ הַגָּד֔וֹל אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה לְיִשְׂרָאֵֽל׃
Halk, Yehoşua'nın bütün günleri boyunca ve Yehoşua'dan sonra günleri uzayan, Hashem'in İsrail için yaptığı bütün büyük işi görmüş ihtiyarların bütün günleri boyunca Hashem'e kulluk etti.
8
וַיָּ֛מָת יְהוֹשֻׁ֥עַ בִּן־נ֖וּן עֶ֣בֶד יְהֹוָ֑ה בֶּן־מֵאָ֥ה וָעֶ֖שֶׂר שָׁנִֽים׃
Hashem'in kulu Nun oğlu Yehoşua yüz on yaşında öldü.
9
וַיִּקְבְּר֤וּ אוֹתוֹ֙ בִּגְב֣וּל נַחֲלָת֔וֹ בְּתִמְנַת־חֶ֖רֶס בְּהַ֣ר אֶפְרָ֑יִם מִצְּפ֖וֹן לְהַר־גָּֽעַשׁ׃
Onu Gaaş dağının kuzeyinde, Efrayim dağındaki Timnat Heres'te, kendi mirasının sınırında gömdüler.
10
וְגַם֙ כָּל־הַדּ֣וֹר הַה֔וּא נֶאֶסְפ֖וּ אֶל־אֲבוֹתָ֑יו וַיָּ֩קָם֩ דּ֨וֹר אַחֵ֜ר אַחֲרֵיהֶ֗ם אֲשֶׁ֤ר לֹא־יָֽדְעוּ֙ אֶת־יְהֹוָ֔ה וְגַם֙ אֶת־הַֽמַּעֲשֶׂ֔ה אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה לְיִשְׂרָאֵֽל׃
O bütün kuşak da atalarına katıldı; onlardan sonra Hashem'i ve O'nun İsrail için yaptığı işi bilmeyen başka bir kuşak çıktı.
11
וַיַּעֲשׂ֧וּ בְנֵי־יִשְׂרָאֵ֛ל אֶת־הָרַ֖ע בְּעֵינֵ֣י יְהֹוָ֑ה וַיַּעַבְד֖וּ אֶת־הַבְּעָלִֽים׃
İsrail oğulları Hashem'in gözünde kötü olanı yaptılar ve Baallara kulluk ettiler.
12
וַיַּעַזְב֞וּ אֶת־יְהֹוָ֣ה ׀ אֱלֹהֵ֣י אֲבוֹתָ֗ם הַמּוֹצִ֣יא אוֹתָם֮ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֒יִם֒ וַיֵּלְכ֞וּ אַחֲרֵ֣י ׀ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֗ים מֵאֱלֹהֵ֤י הָֽעַמִּים֙ אֲשֶׁר֙ סְבִיב֣וֹתֵיהֶ֔ם וַיִּֽשְׁתַּחֲו֖וּ לָהֶ֑ם וַיַּכְעִ֖סוּ אֶת־יְהֹוָֽה׃
Onları Mitsrayim ülkesinden çıkaran atalarının Elokim'i Hashem'i bıraktılar; çevrelerindeki halkların ilahlarından başka ilahların ardınca gittiler, onlara eğildiler ve Hashem'i öfkelendirdiler.
13
וַיַּעַזְב֖וּ אֶת־יְהֹוָ֑ה וַיַּעַבְד֥וּ לַבַּ֖עַל וְלָעַשְׁתָּרֽוֹת׃
Hashem'i bıraktılar ve Baal'a ve Aştarot'a kulluk ettiler.
14
וַיִּֽחַר־אַ֤ף יְהֹוָה֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל וַֽיִּתְּנֵם֙ בְּיַד־שֹׁסִ֔ים וַיָּשֹׁ֖סּוּ אוֹתָ֑ם וַֽיִּמְכְּרֵ֞ם בְּיַ֤ד אֽוֹיְבֵיהֶם֙ מִסָּבִ֔יב וְלֹא־יָכְל֣וּ ע֔וֹד לַעֲמֹ֖ד לִפְנֵ֥י אוֹיְבֵיהֶֽם׃
Hashem'in öfkesi İsrail'e karşı alevlendi; onları yağmacıların eline verdi ve onları yağmaladılar; onları çevrelerindeki düşmanlarının eline sattı; artık düşmanlarının karşısında duramadılar.
15
בְּכֹ֣ל ׀ אֲשֶׁ֣ר יָצְא֗וּ יַד־יְהֹוָה֙ הָֽיְתָה־בָּ֣ם לְרָעָ֔ה כַּֽאֲשֶׁר֙ דִּבֶּ֣ר יְהֹוָ֔ה וְכַאֲשֶׁ֛ר נִשְׁבַּ֥ע יְהֹוָ֖ה לָהֶ֑ם וַיֵּ֥צֶר לָהֶ֖ם מְאֹֽד׃
Nereye çıksalar, Hashem'in söylediği ve Hashem'in onlara ant içtiği gibi Hashem'in eli kötülük için onlara karşıydı; çok sıkıntıya düştüler.
16
וַיָּ֥קֶם יְהֹוָ֖ה שֹׁפְטִ֑ים וַיּ֣וֹשִׁיע֔וּם מִיַּ֖ד שֹׁסֵיהֶֽם׃
Hashem yargıçlar (şofetim) çıkardı ve onları yağmacıların elinden kurtardılar.
17
וְגַ֤ם אֶל־שֹֽׁפְטֵיהֶם֙ לֹ֣א שָׁמֵ֔עוּ כִּ֣י זָנ֗וּ אַֽחֲרֵי֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים וַיִּֽשְׁתַּחֲו֖וּ לָהֶ֑ם סָ֣רוּ מַהֵ֗ר מִן־הַדֶּ֜רֶךְ אֲשֶׁ֨ר הָלְכ֧וּ אֲבוֹתָ֛ם לִשְׁמֹ֥עַ מִצְוֺת־יְהֹוָ֖ה לֹא־עָ֥שׂוּ כֵֽן׃
Ama yargıçlarını da dinlemediler; çünkü başka ilahların ardınca fuhuş yaptılar ve onlara eğildiler; atalarının Hashem'in buyruklarını dinleyerek yürüdükleri yoldan çabucak saptılar; öyle yapmadılar.
18
וְכִי־הֵקִ֨ים יְהֹוָ֥ה ׀לָהֶם֮ שֹׁפְטִים֒ וְהָיָ֤ה יְהֹוָה֙ עִם־הַשֹּׁפֵ֔ט וְהֽוֹשִׁיעָם֙ מִיַּ֣ד אֹֽיְבֵיהֶ֔ם כֹּ֖ל יְמֵ֣י הַשּׁוֹפֵ֑ט כִּֽי־יִנָּחֵ֤ם יְהֹוָה֙ מִנַּֽאֲקָתָ֔ם מִפְּנֵ֥י לֹחֲצֵיהֶ֖ם וְדֹחֲקֵיהֶֽם׃
Hashem onlar için yargıçlar çıkardığında Hashem yargıçla birlikte olurdu ve yargıcın bütün günleri boyunca onları düşmanlarının elinden kurtarırdı; çünkü Hashem onlara baskı yapan ve onları ezenler yüzünden iniltilerine acırdı.
19
וְהָיָ֣ה ׀ בְּמ֣וֹת הַשּׁוֹפֵ֗ט יָשֻׁ֙בוּ֙ וְהִשְׁחִ֣יתוּ מֵֽאֲבוֹתָ֔ם לָלֶ֗כֶת אַֽחֲרֵי֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים לְעָבְדָ֖ם וּלְהִשְׁתַּחֲוֺ֣ת לָהֶ֑ם לֹ֤א הִפִּ֙ילוּ֙ מִמַּ֣עַלְלֵיהֶ֔ם וּמִדַּרְכָּ֖ם הַקָּשָֽׁה׃
Yargıç ölünce dönerler ve atalarından daha çok bozulurlardı; başka ilahların ardınca giderek onlara kulluk eder ve onlara eğilirlerdi; işlerinden ve inatçı yollarından vazgeçmezlerdi.
20
וַיִּֽחַר־אַ֥ף יְהֹוָ֖ה בְּיִשְׂרָאֵ֑ל וַיֹּ֗אמֶר יַ֩עַן֩ אֲשֶׁ֨ר עָבְר֜וּ הַגּ֣וֹי הַזֶּ֗ה אֶת־בְּרִיתִי֙ אֲשֶׁ֣ר צִוִּ֣יתִי אֶת־אֲבוֹתָ֔ם וְלֹ֥א שָׁמְע֖וּ לְקוֹלִֽי׃
Hashem'in öfkesi İsrail'e karşı alevlendi ve şöyle dedi: "Bu ulus atalarına buyurduğum antlaşmamı çiğnediği ve sesimi dinlemediği için,
21
גַּם־אֲנִי֙ לֹ֣א אוֹסִ֔יף לְהוֹרִ֥ישׁ אִ֖ישׁ מִפְּנֵיהֶ֑ם מִן־הַגּוֹיִ֛ם אֲשֶׁר־עָזַ֥ב יְהוֹשֻׁ֖עַ וַיָּמֹֽת׃
ben de Yehoşua'nın ölürken bıraktığı uluslardan hiçbirini artık önlerinden kovmayacağım;
22
לְמַ֛עַן נַסּ֥וֹת בָּ֖ם אֶת־יִשְׂרָאֵ֑ל הֲשֹׁמְרִ֣ים הֵם֩ אֶת־דֶּ֨רֶךְ יְהֹוָ֜ה לָלֶ֣כֶת בָּ֗ם כַּאֲשֶׁ֛ר שָׁמְר֥וּ אֲבוֹתָ֖ם אִם־לֹֽא׃
öyle ki onlarla İsrail'i sınayayım; ataları gözettiği gibi Hashem'in yolunu gözetip onda yürüyecekler mi, yürümeyecekler mi."
23
וַיַּנַּ֤ח יְהֹוָה֙ אֶת־הַגּוֹיִ֣ם הָאֵ֔לֶּה לְבִלְתִּ֥י הוֹרִישָׁ֖ם מַהֵ֑ר וְלֹ֥א נְתָנָ֖ם בְּיַד־יְהוֹשֻֽׁעַ׃
Hashem bu ulusları bıraktı; onları çabucak kovmadı ve onları Yehoşua'nın eline vermedi.