İçeriğe geç

Kutsal metinler / Nahum

Nahum 2נחום ב

14 ayet, tamamı Türkçe. İbranice bir kelimeye dokunarak gematria değerini görebilirsiniz.

1
הִנֵּ֨ה עַל־הֶהָרִ֜ים רַגְלֵ֤י מְבַשֵּׂר֙ מַשְׁמִ֣יעַ שָׁל֔וֹם חָגִּ֧י יְהוּדָ֛ה חַגַּ֖יִךְ שַׁלְּמִ֣י נְדָרָ֑יִךְ כִּי֩ לֹ֨א יוֹסִ֥יף ע֛וֹד לַעֲבָר־בָּ֥ךְ בְּלִיַּ֖עַל כֻּלֹּ֥ה נִכְרָֽת׃
İşte dağların üzerinde iyi haber getirenin, esenlik duyuranın ayakları! Ey Yehuda, bayramlarını kutla, adaklarını öde; çünkü kötü olan artık senin içinden geçmeyecek; tamamen yok edildi.
2
עָלָ֥ה מֵפִ֛יץ עַל־פָּנַ֖יִךְ נָצ֣וֹר מְצוּרָ֑ה צַפֵּֽה־דֶ֙רֶךְ֙ חַזֵּ֣ק מָתְנַ֔יִם אַמֵּ֥ץ כֹּ֖חַ מְאֹֽד׃
Dağıtıcı sana karşı çıktı; kaleyi koru, yolu gözetle, belini sağlam tut, gücünü iyice topla.
3
כִּ֣י שָׁ֤ב יְהֹוָה֙ אֶת־גְּא֣וֹן יַעֲקֹ֔ב כִּגְא֖וֹן יִשְׂרָאֵ֑ל כִּ֤י בְקָקוּם֙ בֹּֽקְקִ֔ים וּזְמֹרֵיהֶ֖ם שִׁחֵֽתוּ׃
Çünkü Hashem Yaakov'un yüceliğini İsrail'in yüceliği gibi geri getirdi; çünkü yağmacılar onları yağmaladı, dallarını harap etti.
4
מָגֵ֨ן גִּבֹּרֵ֜יהוּ מְאָדָּ֗ם אַנְשֵֽׁי־חַ֙יִל֙ מְתֻלָּעִ֔ים בְּאֵשׁ־פְּלָדֹ֥ת הָרֶ֖כֶב בְּי֣וֹם הֲכִינ֑וֹ וְהַבְּרֹשִׁ֖ים הָרְעָֽלוּ׃
Yiğitlerinin kalkanı kızıl, savaşçıları kırmızı giyinmiş; hazırlandığı gün savaş arabaları çelik ateşi gibi parlıyor, selvi mızraklar sallanıyor.
5
בַּחוּצוֹת֙ יִתְהוֹלְל֣וּ הָרֶ֔כֶב יִֽשְׁתַּקְשְׁק֖וּן בָּרְחֹב֑וֹת מַרְאֵיהֶן֙ כַּלַּפִּידִ֔ים כַּבְּרָקִ֖ים יְרוֹצֵֽצוּ׃
Savaş arabaları sokaklarda çılgınca koşuyor, meydanlarda birbirine çarpıyor; görünüşleri meşaleler gibi, şimşekler gibi koşuşturuyorlar.
6
יִזְכֹּר֙ אַדִּירָ֔יו יִכָּשְׁל֖וּ בַּהֲלִיכָתָ֑ם יְמַֽהֲרוּ֙ חֽוֹמָתָ֔הּ וְהֻכַ֖ן הַסֹּכֵֽךְ׃
Yiğitlerini hatırlıyor; yürürken tökezliyorlar; surlarına koşuyorlar, siper hazırlanıyor.
7
שַׁעֲרֵ֥י הַנְּהָר֖וֹת נִפְתָּ֑חוּ וְהַהֵיכָ֖ל נָמֽוֹג׃
Irmakların kapıları açıldı, saray eriyor.
8
וְהֻצַּ֖ב גֻּלְּתָ֣ה הֹֽעֲלָ֑תָה וְאַמְהֹתֶ֗יהָ מְנַֽהֲגוֹת֙ כְּק֣וֹל יוֹנִ֔ים מְתֹפְפֹ֖ת עַל־לִבְבֵהֶֽן׃
Kraliçe açığa çıkarıldı, götürüldü; cariyeleri güvercin sesi gibi inleyerek göğüslerini dövüyor.
9
וְנִֽינְוֵ֥ה כִבְרֵכַת־מַ֖יִם מִ֣ימֵי הִ֑יא וְהֵ֣מָּה נָסִ֔ים עִמְד֥וּ עֲמֹ֖דוּ וְאֵ֥ין מַפְנֶֽה׃
Ninve var olduğu günlerden beri su havuzu gibiydi; şimdi kaçıyorlar. "Durun, durun!" diye bağırıyorlar, ama dönüp bakan yok.
10
בֹּ֥זּוּ כֶ֖סֶף בֹּ֣זּוּ זָהָ֑ב וְאֵ֥ין קֵ֙צֶה֙ לַתְּכוּנָ֔ה כָּבֹ֕ד מִכֹּ֖ל כְּלִ֥י חֶמְדָּֽה׃
Gümüşü yağmalayın, altını yağmalayın! Hazinelerin sonu yok, her türlü değerli eşyanın bolluğu.
11
בּוּקָ֥ה וּמְבוּקָ֖ה וּמְבֻלָּקָ֑ה וְלֵ֨ב נָמֵ֜ס וּפִ֣ק בִּרְכַּ֗יִם וְחַלְחָלָה֙ בְּכָל־מָתְנַ֔יִם וּפְנֵ֥י כֻלָּ֖ם קִבְּצ֥וּ פָארֽוּר׃
Boşluk, yıkım ve harabelik! Yürek eriyor, dizler titriyor, bütün bellerde sancı var, bütün yüzler kararıyor.
12
אַיֵּה֙ מְע֣וֹן אֲרָי֔וֹת וּמִרְעֶ֥ה ה֖וּא לַכְּפִרִ֑ים אֲשֶׁ֣ר הָלַךְ֩ אַרְיֵ֨ה לָבִ֥יא שָׁ֛ם גּ֥וּר אַרְיֵ֖ה וְאֵ֥ין מַחֲרִֽיד׃
Aslanların ini, genç aslanların otlağı nerede? Aslanın, dişi aslanın ve aslan yavrusunun korkusuzca dolaştığı yer nerede?
13
אַרְיֵ֤ה טֹרֵף֙ בְּדֵ֣י גֹרוֹתָ֔יו וּמְחַנֵּ֖ק לְלִבְאֹתָ֑יו וַיְמַלֵּא־טֶ֣רֶף חֹרָ֔יו וּמְעֹנֹתָ֖יו טְרֵפָֽה׃
Aslan yavruları için yeterince parçalar, dişi aslanları için boğazlardı; inlerini avla, mağaralarını parçalanmış etle doldururdu.
14
הִנְנִ֣י אֵלַ֗יִךְ נְאֻם֙ יְהֹוָ֣ה צְבָא֔וֹת וְהִבְעַרְתִּ֤י בֶעָשָׁן֙ רִכְבָּ֔הּ וּכְפִירַ֖יִךְ תֹּ֣אכַל חָ֑רֶב וְהִכְרַתִּ֤י מֵאֶ֙רֶץ֙ טַרְפֵּ֔ךְ וְלֹא־יִשָּׁמַ֥ע ע֖וֹד ק֥וֹל מַלְאָכֵֽכֵה׃
"İşte sana karşıyım" diyor Hashem Tseva'ot; "savaş arabalarını dumanla yakacağım, kılıç genç aslanlarını yiyip bitirecek; avını yeryüzünden yok edeceğim; elçilerinin sesi artık duyulmayacak."

‹ Önceki bölüm Sonraki bölüm ›