İçeriğe geç

Kutsal metinler / Şemuel I

Şemuel I 16שמואל א טז

23 ayet, tamamı Türkçe. İbranice bir kelimeye dokunarak gematria değerini görebilirsiniz.

1
וַיֹּ֨אמֶר יְהֹוָ֜ה אֶל־שְׁמוּאֵ֗ל עַד־מָתַי֙ אַתָּה֙ מִתְאַבֵּ֣ל אֶל־שָׁא֔וּל וַאֲנִ֣י מְאַסְתִּ֔יו מִמְּלֹ֖ךְ עַל־יִשְׂרָאֵ֑ל מַלֵּ֨א קַרְנְךָ֜ שֶׁ֗מֶן וְלֵ֤ךְ אֶֽשְׁלָחֲךָ֙ אֶל־יִשַׁ֣י בֵּֽית־הַלַּחְמִ֔י כִּֽי־רָאִ֧יתִי בְּבָנָ֛יו לִ֖י מֶֽלֶךְ׃
Hashem Şemuel'e şöyle dedi: "Şaul için ne zamana dek yas tutacaksın? Ben onu İsrail üzerinde hüküm sürmekten reddettim. Boynuzunu yağla doldur ve git; seni Beyt Lehemli Yişay'a gönderiyorum; çünkü oğulları arasında kendime bir kral gördüm."
2
וַיֹּ֤אמֶר שְׁמוּאֵל֙ אֵ֣יךְ אֵלֵ֔ךְ וְשָׁמַ֥ע שָׁא֖וּל וַהֲרָגָ֑נִי וַיֹּ֣אמֶר יְהֹוָ֗ה עֶגְלַ֤ת בָּקָר֙ תִּקַּ֣ח בְּיָדֶ֔ךָ וְאָ֣מַרְתָּ֔ לִזְבֹּ֥חַ לַיהֹוָ֖ה בָּֽאתִי׃
Şemuel şöyle dedi: "Nasıl gideyim? Şaul duyarsa beni öldürür." Hashem şöyle dedi: "Yanına sığırdan bir düve al ve 'Hashem'e kurban sunmaya geldim' de.
3
וְקָרָ֥אתָ לְיִשַׁ֖י בַּזָּ֑בַח וְאָנֹכִ֗י אוֹדִֽיעֲךָ֙ אֵ֣ת אֲשֶֽׁר־תַּעֲשֶׂ֔ה וּמָשַׁחְתָּ֣ לִ֔י אֵ֥ת אֲשֶׁר־אֹמַ֖ר אֵלֶֽיךָ׃
Yişay'ı kurbana çağır; ben de ne yapacağını sana bildireceğim; sana söyleyeceğimi benim için meshedeceksin."
4
וַיַּ֣עַשׂ שְׁמוּאֵ֗ל אֵ֚ת אֲשֶׁ֣ר דִּבֶּ֣ר יְהֹוָ֔ה וַיָּבֹ֖א בֵּ֣ית לָ֑חֶם וַיֶּחֶרְד֞וּ זִקְנֵ֤י הָעִיר֙ לִקְרָאת֔וֹ וַיֹּ֖אמֶר שָׁלֹ֥ם בּוֹאֶֽךָ׃
Şemuel Hashem'in söylediğini yaptı ve Beyt Lehem'e geldi; kentin ihtiyarları titreyerek onu karşılayıp şöyle dediler: "Gelişin esenlik mi?"
5
וַיֹּ֣אמֶר ׀ שָׁל֗וֹם לִזְבֹּ֤חַ לַֽיהֹוָה֙ בָּ֔אתִי הִֽתְקַדְּשׁ֔וּ וּבָאתֶ֥ם אִתִּ֖י בַּזָּ֑בַח וַיְקַדֵּ֤שׁ אֶת־יִשַׁי֙ וְאֶת־בָּנָ֔יו וַיִּקְרָ֥א לָהֶ֖ם לַזָּֽבַח׃
Şöyle dedi: "Esenlik; Hashem'e kurban sunmaya geldim; kendinizi kutsallaştırın ve benimle kurbana gelin." Yişay'ı ve oğullarını kutsallaştırdı ve onları kurbana çağırdı.
6
וַיְהִ֣י בְּבוֹאָ֔ם וַיַּ֖רְא אֶת־אֱלִיאָ֑ב וַיֹּ֕אמֶר אַ֛ךְ נֶ֥גֶד יְהֹוָ֖ה מְשִׁיחֽוֹ׃
Onlar geldiklerinde Eliav'ı gördü ve şöyle dedi: "Hashem'in meshettiği kesinlikle O'nun önündedir."
7
וַיֹּ֨אמֶר יְהֹוָ֜ה אֶל־שְׁמוּאֵ֗ל אַל־תַּבֵּ֧ט אֶל־מַרְאֵ֛הוּ וְאֶל־גְּבֹ֥הַּ קוֹמָת֖וֹ כִּ֣י מְאַסְתִּ֑יהוּ כִּ֣י ׀ לֹ֗א אֲשֶׁ֤ר יִרְאֶה֙ הָאָדָ֔ם כִּ֤י הָאָדָם֙ יִרְאֶ֣ה לַעֵינַ֔יִם וַיהֹוָ֖ה יִרְאֶ֥ה לַלֵּבָֽב׃
Hashem Şemuel'e şöyle dedi: "Görünüşüne ve boyunun uzunluğuna bakma; çünkü onu reddettim; çünkü (iş) insanın gördüğü gibi değildir; insan göze görüneni görür, Hashem ise yüreği görür."
8
וַיִּקְרָ֤א יִשַׁי֙ אֶל־אֲבִ֣ינָדָ֔ב וַיַּעֲבִרֵ֖הוּ לִפְנֵ֣י שְׁמוּאֵ֑ל וַיֹּ֕אמֶר גַּם־בָּזֶ֖ה לֹא־בָחַ֥ר יְהֹוָֽה׃
Yişay Avinadav'ı çağırdı ve onu Şemuel'in önünden geçirdi; (Şemuel) şöyle dedi: "Hashem bunu da seçmedi."
9
וַיַּעֲבֵ֥ר יִשַׁ֖י שַׁמָּ֑ה וַיֹּ֕אמֶר גַּם־בָּזֶ֖ה לֹא־בָחַ֥ר יְהֹוָֽה׃
Yişay Şama'yı geçirdi; şöyle dedi: "Hashem bunu da seçmedi."
10
וַיַּעֲבֵ֥ר יִשַׁ֛י שִׁבְעַ֥ת בָּנָ֖יו לִפְנֵ֣י שְׁמוּאֵ֑ל וַיֹּ֤אמֶר שְׁמוּאֵל֙ אֶל־יִשַׁ֔י לֹא־בָחַ֥ר יְהֹוָ֖ה בָּאֵֽלֶּה׃
Yişay yedi oğlunu Şemuel'in önünden geçirdi; Şemuel Yişay'a şöyle dedi: "Hashem bunları seçmedi."
11
וַיֹּ֨אמֶר שְׁמוּאֵ֣ל אֶל־יִשַׁי֮ הֲתַ֣מּוּ הַנְּעָרִים֒ וַיֹּ֗אמֶר ע֚וֹד שָׁאַ֣ר הַקָּטָ֔ן וְהִנֵּ֥ה רֹעֶ֖ה בַּצֹּ֑אן וַיֹּ֨אמֶר שְׁמוּאֵ֤ל אֶל־יִשַׁי֙ שִׁלְחָ֣ה וְקָחֶ֔נּוּ כִּ֥י לֹֽא־נָסֹ֖ב עַד־בֹּא֥וֹ פֹֽה׃
Şemuel Yişay'a şöyle dedi: "Gençler bunlarla bitti mi?" Şöyle dedi: "En küçüğü daha kaldı; işte davarı güdüyor." Şemuel Yişay'a şöyle dedi: "Adam gönder, onu getir; çünkü o buraya gelinceye dek (sofraya) oturmayacağız."
12
וַיִּשְׁלַ֤ח וַיְבִיאֵ֙הוּ֙ וְה֣וּא אַדְמוֹנִ֔י עִם־יְפֵ֥ה עֵינַ֖יִם וְט֣וֹב רֹ֑אִיוַיֹּ֧אמֶר יְהֹוָ֛ה ק֥וּם מְשָׁחֵ֖הוּ כִּי־זֶ֥ה הֽוּא׃
Adam gönderip onu getirdi; o kızıl tenli, güzel gözlü ve yakışıklıydı. Hashem şöyle dedi: "Kalk, onu meshet; çünkü o budur."
13
וַיִּקַּ֨ח שְׁמוּאֵ֜ל אֶת־קֶ֣רֶן הַשֶּׁ֗מֶן וַיִּמְשַׁ֣ח אֹתוֹ֮ בְּקֶ֣רֶב אֶחָיו֒ וַתִּצְלַ֤ח רֽוּחַ־יְהֹוָה֙ אֶל־דָּוִ֔ד מֵהַיּ֥וֹם הַה֖וּא וָמָ֑עְלָה וַיָּ֣קָם שְׁמוּאֵ֔ל וַיֵּ֖לֶךְ הָרָמָֽתָה׃
Şemuel yağ boynuzunu aldı ve onu kardeşlerinin ortasında meshetti; Hashem'in ruhu o günden itibaren David'in üzerine geldi. Şemuel kalkıp Rama'ya gitti.
14
וְר֧וּחַ יְהֹוָ֛ה סָ֖רָה מֵעִ֣ם שָׁא֑וּל וּבִעֲתַ֥תּוּ רֽוּחַ־רָעָ֖ה מֵאֵ֥ת יְהֹוָֽה׃
Hashem'in ruhu Şaul'dan ayrıldı ve Hashem'den gelen kötü bir ruh (karamsarlık) onu korkuttu.
15
וַיֹּאמְר֥וּ עַבְדֵֽי־שָׁא֖וּל אֵלָ֑יו הִנֵּה־נָ֧א רוּחַ־אֱלֹהִ֛ים רָעָ֖ה מְבַעִתֶּֽךָ׃
Şaul'un kulları ona şöyle dediler: "İşte Elokim'den gelen kötü bir ruh seni korkutuyor.
16
יֹֽאמַר־נָ֤א אֲדֹנֵ֙נוּ֙ עֲבָדֶ֣יךָ לְפָנֶ֔יךָ יְבַקְשׁ֕וּ אִ֕ישׁ יֹדֵ֖עַ מְנַגֵּ֣ן בַּכִּנּ֑וֹר וְהָיָ֗ה בִּֽהְי֨וֹת עָלֶ֤יךָ רֽוּחַ־אֱלֹהִים֙ רָעָ֔ה וְנִגֵּ֥ן בְּיָד֖וֹ וְט֥וֹב לָֽךְ׃
Efendimiz önündeki kullarına söylesin; kinnor çalmayı bilen bir adam arasınlar; Elokim'den gelen kötü ruh senin üzerine geldiğinde eliyle çalacak ve iyi olacaksın."
17
וַיֹּ֥אמֶר שָׁא֖וּל אֶל־עֲבָדָ֑יו רְאוּ־נָ֣א לִ֗י אִ֚ישׁ מֵיטִ֣יב לְנַגֵּ֔ן וַהֲבִיאוֹתֶ֖ם אֵלָֽי׃
Şaul kullarına şöyle dedi: "Bana iyi çalan bir adam bulun ve onu bana getirin."
18
וַיַּ֩עַן֩ אֶחָ֨ד מֵהַנְּעָרִ֜ים וַיֹּ֗אמֶר הִנֵּ֨ה רָאִ֜יתִי בֵּ֣ן לְיִשַׁי֮ בֵּ֣ית הַלַּחְמִי֒ יֹדֵ֣עַ נַ֠גֵּ֠ן וְגִבּ֨וֹר חַ֜יִל וְאִ֧ישׁ מִלְחָמָ֛ה וּנְב֥וֹן דָּבָ֖ר וְאִ֣ישׁ תֹּ֑אַר וַיהֹוָ֖ה עִמּֽוֹ׃
Gençlerden biri karşılık verip şöyle dedi: "İşte Beyt Lehemli Yişay'ın bir oğlunu gördüm; çalmayı bilir, yiğit, savaş adamı, sözünde akıllı, yakışıklı bir adamdır ve Hashem onunladır."
19
וַיִּשְׁלַ֥ח שָׁא֛וּל מַלְאָכִ֖ים אֶל־יִשָׁ֑י וַיֹּ֕אמֶר שִׁלְחָ֥ה אֵלַ֛י אֶת־דָּוִ֥ד בִּנְךָ֖ אֲשֶׁ֥ר בַּצֹּֽאן׃
Şaul Yişay'a ulaklar gönderip şöyle dedi: "Davarla birlikte olan oğlun David'i bana gönder."
20
וַיִּקַּ֨ח יִשַׁ֜י חֲמ֥וֹר לֶ֙חֶם֙ וְנֹ֣אד יַ֔יִן וּגְדִ֥י עִזִּ֖ים אֶחָ֑ד וַיִּשְׁלַ֛ח בְּיַד־דָּוִ֥ד בְּנ֖וֹ אֶל־שָׁאֽוּל׃
Yişay ekmek yüklü bir eşek, bir tulum şarap ve bir oğlak aldı ve oğlu David'in eliyle Şaul'a gönderdi.
21
וַיָּבֹ֤א דָוִד֙ אֶל־שָׁא֔וּל וַֽיַּעֲמֹ֖ד לְפָנָ֑יו וַיֶּאֱהָבֵ֣הֽוּ מְאֹ֔ד וַֽיְהִי־ל֖וֹ נֹשֵׂ֥א כֵלִֽים׃
David Şaul'a geldi ve onun önünde durdu; (Şaul) onu çok sevdi ve onun silahlarını taşıyan oldu.
22
וַיִּשְׁלַ֣ח שָׁא֔וּל אֶל־יִשַׁ֖י לֵאמֹ֑ר יַעֲמָד־נָ֤א דָוִד֙ לְפָנַ֔י כִּי־מָ֥צָא חֵ֖ן בְּעֵינָֽי׃
Şaul Yişay'a şöyle diyerek (haber) gönderdi: "Ne olur David önümde dursun; çünkü gözümde lütuf buldu."
23
וְהָיָ֗ה בִּֽהְי֤וֹת רֽוּחַ־אֱלֹהִים֙ אֶל־שָׁא֔וּל וְלָקַ֥ח דָּוִ֛ד אֶת־הַכִּנּ֖וֹר וְנִגֵּ֣ן בְּיָד֑וֹ וְרָוַ֤ח לְשָׁאוּל֙ וְט֣וֹב ל֔וֹ וְסָ֥רָה מֵעָלָ֖יו ר֥וּחַ הָרָעָֽה׃
Elokim'den gelen ruh Şaul'un üzerine geldiğinde, David kinnoru alır ve eliyle çalardı; Şaul rahatlar ve iyi olurdu; kötü ruh ondan ayrılırdı.

‹ Önceki bölüm Sonraki bölüm ›