Yoel 1יואל א
20 ayet, tamamı Türkçe. İbranice bir kelimeye dokunarak gematria değerini görebilirsiniz.
1
דְּבַר־יְהֹוָה֙ אֲשֶׁ֣ר הָיָ֔ה אֶל־יוֹאֵ֖ל בֶּן־פְּתוּאֵֽל׃
Petuel oğlu Yoel'e gelen Hashem'in sözü.
2
שִׁמְעוּ־זֹאת֙ הַזְּקֵנִ֔ים וְהַֽאֲזִ֔ינוּ כֹּ֖ל יוֹשְׁבֵ֣י הָאָ֑רֶץ הֶהָ֤יְתָה זֹּאת֙ בִּֽימֵיכֶ֔ם וְאִ֖ם בִּימֵ֥י אֲבֹתֵיכֶֽם׃
Ey yaşlılar, bunu dinleyin; ey ülkede yaşayanların hepsi, kulak verin! Böyle bir şey sizin günlerinizde ya da atalarınızın günlerinde oldu mu?
3
עָלֶ֖יהָ לִבְנֵיכֶ֣ם סַפֵּ֑רוּ וּבְנֵיכֶם֙ לִבְנֵיהֶ֔ם וּבְנֵיהֶ֖ם לְד֥וֹר אַחֵֽר׃
Bunu çocuklarınıza anlatın, çocuklarınız kendi çocuklarına, onların çocukları da sonraki kuşağa.
4
יֶ֤תֶר הַגָּזָם֙ אָכַ֣ל הָאַרְבֶּ֔ה וְיֶ֥תֶר הָאַרְבֶּ֖ה אָכַ֣ל הַיָּ֑לֶק וְיֶ֣תֶר הַיֶּ֔לֶק אָכַ֖ל הֶחָסִֽיל׃
Kesici çekirgeden artanı göçmen çekirge yedi; göçmen çekirgeden artanı yalayıcı çekirge yedi; yalayıcı çekirgeden artanı da kemirici çekirge yedi.
5
הָקִ֤יצוּ שִׁכּוֹרִים֙ וּבְכ֔וּ וְהֵילִ֖לוּ כָּל־שֹׁ֣תֵי יָ֑יִן עַל־עָסִ֕יס כִּ֥י נִכְרַ֖ת מִפִּיכֶֽם׃
Ey sarhoşlar, uyanıp ağlayın; ey şarap içenlerin hepsi, tatlı şarap için feryat edin; çünkü ağzınızdan kesilip alındı.
6
כִּי־גוֹי֙ עָלָ֣ה עַל־אַרְצִ֔י עָצ֖וּם וְאֵ֣ין מִסְפָּ֑ר שִׁנָּיו֙ שִׁנֵּ֣י אַרְיֵ֔ה וּֽמְתַלְּע֥וֹת לָבִ֖יא לֽוֹ׃
Çünkü güçlü ve sayısız bir ulus ülkeme saldırdı; dişleri aslan dişleri, azı dişleri dişi aslanın azı dişleridir.
7
שָׂ֤ם גַּפְנִי֙ לְשַׁמָּ֔ה וּתְאֵנָתִ֖י לִקְצָפָ֑ה חָשֹׂ֤ף חֲשָׂפָהּ֙ וְהִשְׁלִ֔יךְ הִלְבִּ֖ינוּ שָׂרִיגֶֽיהָ׃
Asmamı yıkıntıya, incir ağacımı kırık dallara çevirdi; kabuğunu tamamen soyup attı, dalları bembeyaz kaldı.
8
אֱלִ֕י כִּבְתוּלָ֥ה חֲגֻרַת־שַׂ֖ק עַל־בַּ֥עַל נְעוּרֶֽיהָ׃
Gençliğinin kocası için çul kuşanmış bir genç kız gibi yas tut.
9
הָכְרַ֥ת מִנְחָ֛ה וָנֶ֖סֶךְ מִבֵּ֣ית יְהֹוָ֑ה אָֽבְלוּ֙ הַכֹּ֣הֲנִ֔ים מְשָׁרְתֵ֖י יְהֹוָֽה׃
Hashem'in evinden un sunusu ve dökme sunu kesildi; Hashem'e hizmet eden kohenler yas tutuyor.
10
שֻׁדַּ֣ד שָׂדֶ֔ה אָבְלָ֖ה אֲדָמָ֑ה כִּ֚י שֻׁדַּ֣ד דָּגָ֔ן הוֹבִ֥ישׁ תִּיר֖וֹשׁ אֻמְלַ֥ל יִצְהָֽר׃
Tarla yıkıldı, toprak yas tutuyor; çünkü buğday yok oldu, yeni şarap kurudu, zeytinyağı tükendi.
11
הֹבִ֣ישׁוּ אִכָּרִ֗ים הֵילִ֙ילוּ֙ כֹּֽרְמִ֔ים עַל־חִטָּ֖ה וְעַל־שְׂעֹרָ֑ה כִּ֥י אָבַ֖ד קְצִ֥יר שָׂדֶֽה׃
Ey çiftçiler, utanın; ey bağcılar, buğday ve arpa için feryat edin; çünkü tarlanın hasadı yok oldu.
12
הַגֶּ֣פֶן הוֹבִ֔ישָׁה וְהַתְּאֵנָ֖ה אֻמְלָ֑לָה רִמּ֞וֹן גַּם־תָּמָ֣ר וְתַפּ֗וּחַ כָּל־עֲצֵ֤י הַשָּׂדֶה֙ יָבֵ֔שׁוּ כִּי־הֹבִ֥ישׁ שָׂשׂ֖וֹן מִן־בְּנֵ֥י אָדָֽם׃
Asma kurudu, incir ağacı soldu; nar, hurma ve elma ağacı, kırdaki bütün ağaçlar kurudu; çünkü insanoğullarından sevinç kurudu.
13
חִגְר֨וּ וְסִפְד֜וּ הַכֹּהֲנִ֗ים הֵילִ֙ילוּ֙ מְשָׁרְתֵ֣י מִזְבֵּ֔חַ בֹּ֚אוּ לִ֣ינוּ בַשַּׂקִּ֔ים מְשָׁרְתֵ֖י אֱלֹהָ֑י כִּ֥י נִמְנַ֛ע מִבֵּ֥ית אֱלֹהֵיכֶ֖ם מִנְחָ֥ה וָנָֽסֶךְ׃
Ey kohenler, çul kuşanıp ağıt yakın; ey mizbeahın hizmetkârları, feryat edin; ey Elokim'imin hizmetkârları, gelin, çul içinde geceyi geçirin; çünkü Elokim'inizin evinden un sunusu ve dökme sunu esirgendi.
14
קַדְּשׁוּ־צוֹם֙ קִרְא֣וּ עֲצָרָ֔ה אִסְפ֣וּ זְקֵנִ֗ים כֹּ֚ל יֹשְׁבֵ֣י הָאָ֔רֶץ בֵּ֖ית יְהֹוָ֣ה אֱלֹהֵיכֶ֑ם וְזַעֲק֖וּ אֶל־יְהֹוָֽה׃
Oruç ilan edin, kutsal bir toplantı çağırın; yaşlıları ve ülkede yaşayanların hepsini Elokim'iniz Hashem'in evine toplayın ve Hashem'e haykırın.
15
אֲהָ֖הּ לַיּ֑וֹם כִּ֤י קָרוֹב֙ י֣וֹם יְהֹוָ֔ה וּכְשֹׁ֖ד מִשַּׁדַּ֥י יָבֽוֹא׃
Eyvah o gün için! Çünkü Hashem'in günü yakındır; Her Şeye Gücü Yeten'den (Şaday) yıkım gibi gelecek.
16
הֲל֛וֹא נֶ֥גֶד עֵינֵ֖ינוּ אֹ֣כֶל נִכְרָ֑ת מִבֵּ֥ית אֱלֹהֵ֖ינוּ שִׂמְחָ֥ה וָגִֽיל׃
Gözlerimizin önünde yiyeceğimiz kesilmedi mi? Elokim'imizin evinden sevinç ve coşku kesilmedi mi?
17
עָבְשׁ֣וּ פְרֻד֗וֹת תַּ֚חַת מֶגְרְפֹ֣תֵיהֶ֔ם נָשַׁ֙מּוּ֙ אֹֽצָר֔וֹת נֶהֶרְס֖וּ מַמְּגֻר֑וֹת כִּ֥י הֹבִ֖ישׁ דָּגָֽן׃
Tohumlar toprak kesekleri altında çürüdü; ambarlar ıssız kaldı, tahıl depoları yıkıldı; çünkü buğday kurudu.
18
מַה־נֶּאֶנְחָ֣ה בְהֵמָ֗ה נָבֹ֙כוּ֙ עֶדְרֵ֣י בָקָ֔ר כִּ֛י אֵ֥ין מִרְעֶ֖ה לָהֶ֑ם גַּם־עֶדְרֵ֥י הַצֹּ֖אן נֶאְשָֽׁמוּ׃
Hayvanlar nasıl da inliyor! Sığır sürüleri şaşkın, çünkü otlakları yok; koyun sürüleri bile perişan.
19
אֵלֶ֥יךָ יְהֹוָ֖ה אֶקְרָ֑א כִּ֣י אֵ֗שׁ אָֽכְלָה֙ נְא֣וֹת מִדְבָּ֔ר וְלֶ֣הָבָ֔ה לִהֲטָ֖ה כָּל־עֲצֵ֥י הַשָּׂדֶֽה׃
Sana haykırıyorum, ey Hashem; çünkü ateş çölün otlaklarını yiyip bitirdi, alev kırdaki bütün ağaçları yaktı.
20
גַּם־בַּהֲמ֥וֹת שָׂדֶ֖ה תַּעֲר֣וֹג אֵלֶ֑יךָ כִּ֤י יָֽבְשׁוּ֙ אֲפִ֣יקֵי מָ֔יִם וְאֵ֕שׁ אָכְלָ֖ה נְא֥וֹת הַמִּדְבָּֽר׃
Kır hayvanları bile Sana özlemle bakıyor; çünkü su yatakları kurudu, ateş çölün otlaklarını yiyip bitirdi.